
Kafkaesk… Tatar Çölü hakkında en çok kullanılan ifadelerden biri bu. Biraz anakronistik bir değerlendirme… Bana göre en çok benzeştiği “Şato” ile aralarında sadece 14 yıl var. Zamanın ruhunun iki yazarın üstündeki benzer izdüşümü desek daha isabetli.
Neydi bu zamanın ruhu?
Bu, süregiden bir savaşın anlatımıdır. Bazı yazarlar, uçurumun dibine bakar gibi, bu savaşın tam merkezine, fırtınanın gözüne bakarlar.
Zamanla insan arasındaki savaşın, gidişat teknoloji sayesinde insan tarafında ağır basıyor gibi görünen safhasında, en azından toplumun buna ikna olduğu dönemde, olan bitenin beyhudeliğini her şeye rağmen kavrayan yazarlar vardır.
‘Tatar Çölü’ bu beyhudeliğin romanı. ‘Şato’ da öyleydi.
Yine benzer bir dönemden geçiyoruz. Ama bu dönem, böyle romanlar, böyle yazarlar üretiyor mu?
