
Bir ufak dert yanma post’u…
Malum, alışveriş yapma biçimimiz değişiyor. Artık hemen her şeyi internetten alıyoruz. Daha iyisi, “internetten de alıyoruz” diyeyim. Alışveriş siteleri bize aldığımız ürünleri yorumlama imkânı da veriyor. Eh, güzel. Birçok açıdan gerekli. Kimine daha az kimine daha çok gerekli.
Alışveriş sitelerinden artık kitap da alıyoruz. Amazon’un ve Türkiye’de Idefix’in serencamını düşününce, kitapları internetten öteden beri aldığımızı da hesaba katmak lazım. Ama alışveriş sitelerinde ürünü yorumlama kervanına kitaplar son birkaç yıldır katılıyor.
Bazı yorumlar güzel, özenli. Kimisi kitabı övüyor, kimisi yerin dibine geçiriyor ama neticede bir değerlendirme yapıyor.
Bir de kargo yorumları var. Bunlar giderek çoğalıyor. Notlar kargonun kalitesine göre veriliyor. Mesela sizin aylar yıllar boyu uğraştığınız bir kitaba, “kargo kötü”, “geç geldi”, ” kapak hasar görmüş” diyerek bir yıldızı basıyorlar. O bir yıldız orada ilelebet kalıyor. Tersi de geçerli; bunun iyi kargolu, beş yıldızlı versiyonları da var. Her halükarda bu yıldızları kitap alırken değerlendiren insanlar var. Sonuçta yıldızlar da bunun için var.
Ama ne alakası var?
Sizin emeğinizle kargocunun emeğinin ne alakası var?B
Bildiğimiz, anladığımız ne varsa günbegün anlamını kaybediyor. İçimiz boşalıyor.
