araflar arasında bir bağlantı

Neil Gaiman, Shehan Karunatilaka okumuş mudur acaba? Booker ödüllü Seven Moons of Maali Almeida’yı [Maali Almeida’nın Yedi Ay Dönümü] okurken, aklıma sık sık Gaiman’ın kitapları düşüyor. En başta da Neverwhere [Yokyer]. Kitabın daha ilk sayfasına müteveffa olarak başlayan Maali Almeida’nın macerası bir tür arafta geçiyor. Savaşların, çatışmaların ve ülkesi Sri Lanka’da yaşanan bilimum sertliğin fotoğrafçısı Maali Almeida, kendini “ölmüş” ve arafta, “ışığa ulaşmak” için sırasını beklerken buluyor. Ama ışığa doğru gitmek yerine kim olduğunu bilmediği katillerinin peşine düşüyor.

Karunatilaka’nın Gaiman’la benzerliği, kurguladığı arafta… Türlü ruhlar, ifritler, iyiler, kötüler, ilginç ve biraz da grafik ayrıntılarla dolu bir ara bölge, bir tür yok ülke. Ama Karunatilaka’nın Gaiman’la ayrıldığı ve bence kendine edebiyatta özgün bir yol açtığı nokta da yine aynı araf. Fantastik edebiyatta bu tip “coğrafyalar”, yaşadığımız, bildiğimiz dünyaya bir miktar benzese de genellikle güncel dışı, zamansız meseleler üzerinden işlenir. Karunatilaka’nın arafında, dünyanın tüm günahları kol geziyor. Savaşlar, terör, işkence, siyasi cinayetler, ne ararsan… Sri Lanka bize çok uzak ama beyaz Torosların, PKK’nın, Hrant Dink’in katlinin işlendiği bir fantastik roman canlandırın kafanızda. Seven Moons of Maali Almeida işte o kitap. Üstelik iyi yazılmış bir kitap.

Gaiman’ın Karunatilaka’yı okuyup okumadığını bilmiyorum. Ama Karunatilaka, tahmin ettiğim üzere, Gaiman’dan pek etkilenmiş. Özellikle de (benim okumadığım) Sandman serisinden… “Bu kitabın harcında Sandman de var” demiş.

“Harç” listesinde ayrıca şunlar da var… Bir yandan çok güzel bir okuma listesi olduğu için buraya da alıyorum. (Bu listeden Saunders’ın Arafta’sını öncelikle okumak istiyorum, fırsat bulduğumda)

  • Margaret Atwood’dan Antilop ve Flurya
  • David Mitchell’dan Bulut Atlası
  • Edward Packard’dan Deadwood City ve diğer “maceranı seç” kitapları
  • George Saunders’tan Arafta (Bu da Booker’lı bir kitap, okumadım ama doğrudan bir paralellik var sanırım)
  • Cormac McCharthy’den Blood Meridian
  • Kurt Vonnegutt’tan Galapagos
  • Douglas Adams’dan Otostopçunun Galaksi Rehberi
  • Bernardino Evaristo’dan Kız, Kadın, Öteki
  • Salman Rüşdi’den Geceyarısı Çocukları

shehan karunatilaka: sıcakta bir kova buzlu su gibi

Britanyalıların hem romancılıklarına hem seyyahlıklarına sık yansıttıkları bir mizah anlayışı var. Uzaklardan bir yerden bakıp kıs kıs güler gibiler. Öyle ki kitaba dalıp gitmiş okur, yazarın minik ölçülü kahkahalarını satır aralarında duyabilir. Bir yankı gibi azalan, uzaklaşan, bazen ürperten gülüşler… 

Sırasıyla: Bu mizaha alıştım, kanıksadım ve bıktım. 

Ama…

Britanyalıların bu bıktıran mizahı, üçüncü dünya ülkesi yazarlarında hep görkemli duruyor. Sözgelimi Britanya’nın yazı geleneğinden etkilenmiş Sri Lankalı Shehan Karunatilaka’nın mizahı, beş çayında kibar kibar konuşur gibi bir mizah değil. Konforsuz, gündelik ve işe yarar bir mizah. Sıcaktan kavrulan asfaltta üzerinize bir kova buzlu su boca eden bir mizah. Serinliği uzun sürmediğinden, kendini hep yenilemek zorunda. Shehan Karunatilaka işte bu yüzden elinde hep dolu bir kovayla geziyor. 

Üstelik kovanın içine her zaman su doldurmuyor.